Birleşik Arap Emirlikleri’ne İlk Kez Gidenler İçin Adım Adım Seyahat Planı
İlk kez Birleşik Arap Emirlikleri’ne gidiyorsanız, kafanızda muhtemelen aynı sorular dönüyor: “Hava çok mu sıcak olacak, ne giymeliyim, interneti nasıl halledeceğim, taksi mi metro mu daha mantıklı?” İyi haber şu ki, doğru hazırlanmış bir Birleşik Arap Emirlikleri seyahat planı ile hem Dubai hem Abu Dabi gibi şehirleri çok daha rahat ve stressiz keşfedebilirsiniz. Yıllardır Orta Doğu’ya seyahat eden biri olarak, bu yazıda sadece teorik bilgiler değil, sahada defalarca test ettiğim pratik adımları bulacaksınız. Özellikle mobil internet konusu kritik; daha uçaktayken eSIM hakkında temel bilgilere göz atmak bile inişten sonraki ilk saatinizi çok daha kolay hale getiriyor. Bu rehberde, Dubai’ye gitmeden önce bilmeniz gerekenler, adım adım planlama, valiz hazırlığı, BAE’de internet kullanımı ve şehir içi hareket planınızı netleştireceğiz.
1. Seyahatten Önce: Temel Planlama ve Zamanlama Stratejisi
Birleşik Arap Emirlikleri’ne ilk kez gidenler için adım adım seyahat planı yaparken, en kritik kararların başında seyahat tarihini doğru seçmek geliyor. BAE, özellikle Dubai ve Abu Dabi’de yaz aylarında (Haziran–Eylül) gündüzleri 40–45°C sıcaklıkları rahatlıkla görebilen bir ülke. Bu dönemde dışarıda uzun yürüyüşler, çöl safarileri ya da açık hava aktiviteleri gerçekten yorucu olabiliyor. Eğer esnekliğiniz varsa, ilk seyahatinizi Kasım–Mart arasına denk getirmeye çalışın; gündüz 22–28°C, akşamları ise hafif serin ve oldukça konforlu bir hava sizi bekler. Bu dönem aynı zamanda açık hava etkinlikleri, marinadaki yürüyüşler ve çöl turları için de en keyifli sezon.
Uçak bileti planlamasında da birkaç püf nokta var. İstanbul’dan Dubai’ye Pegasus ve THY ile genellikle 4,5–5 saatlik direkt uçuşlar bulabiliyorsunuz; fiyatlar kampanya dönemlerinde gidiş–dönüş 5.000–8.000 TL bandına kadar düşebiliyor, yoğun dönemlerde ise bunun rahatlıkla iki katına çıkıyor. Benim deneyimime göre, özellikle yılbaşı ve yarıyıl tatili dönemlerinde Dubai uçuşları çok hızlı doluyor; en az 2–3 ay önceden bakmak ciddi tasarruf sağlıyor. Abu Dabi’ye uçmayı düşünüyorsanız, bazen oraya olan biletler daha uygun oluyor ve aradaki 1–1,5 saatlik transferle Dubai’ye geçmek mantıklı bir seçenek haline gelebiliyor.
Konaklama tarafında da erken planlama çok işe yarıyor. Dubai Marina, Downtown (Burj Khalifa civarı) ve Deira bölgeleri ilk kez gelenler için en çok tercih edilen yerler. Marina daha modern ve sahil odaklı, Downtown alışveriş ve ikonik manzaraların kalbi, Deira ise biraz daha eski Dubai atmosferi ve uygun fiyatlı oteller sunuyor. Örneğin, Marina’da 4 yıldızlı bir otel için gecelik 120–180 dolar bandı normal sayılırken, Deira’da benzer seviyede bir oteli 80–120 dolara bulmak mümkün olabiliyor. Bütçeniz kısıtlıysa, metroyla iyi bağlantısı olan ama turistik merkezin biraz dışında kalan otellere bakmak akıllıca olabilir.
Seyahat süresi planı da önemli bir adım. İlk kez gelenler için ideal süre bence minimum 5 gece. Bu süre, Dubai’de 3 tam gün, Abu Dabi’de 1 gün ve bir günü de çöl safarisi veya serbest keşfe ayırmak için yeterli oluyor. Daha kısa sürelerde her şeyi sıkıştırmaya çalışmak, özellikle sıcak havada ciddi yorgunluk yaratabiliyor. Eğer takviminiz uygunsa, 7–8 gecelik bir programla hem Dubai hem Abu Dabi’yi daha sakin tempoda gezebilir, bir günü de sadece plaj ve havuzda dinlenmeye ayırabilirsiniz. Planlama aşamasında, BAE içi ulaşım seçeneklerine ve vizesiz gidebileceğiniz yakın destinasyonlara bakmak isterseniz, ileride farklı rotalar için Türkiye çıkışlı eSIM çözümlerini de göz önünde bulundurabilirsiniz.
2. Vize, Giriş Kuralları ve İlk Kez Gidenler İçin Resmi İşlemler
Birleşik Arap Emirlikleri seyahat planı yaparken, pasaport ve vize konusunu netleştirmek ilk adımlardan biri olmalı. Türk vatandaşları için güncel durumda (kontrol etmekte fayda var) turistik amaçlı kısa süreli seyahatlerde kapıda vize ya da e-vize seçenekleri dönem dönem değişebiliyor. Bu yüzden uçak bileti almadan önce BAE’nin resmi konsolosluk sayfasını veya güncel duyuruları mutlaka kontrol edin. En az 6 ay geçerliliği olan bir pasaportunuzun olması ise neredeyse tüm havayollarının ve pasaport kontrol noktalarının ortak şartı; 5 ayı kalmış bir pasaportla havalimanında geri çevrilen çok kişi gördüm.
Girişte sorulabilecek temel sorular genellikle benzer: Ne kadar kalacaksınız, nerede konaklayacaksınız, dönüş biletiniz var mı? Bu yüzden otel rezervasyonunuzun çıktısını veya en azından telefonunuzda ekran görüntüsünü hazır bulundurun. İnternetiniz yoksa otel adresini bulmak bile zorlaşabiliyor; bu nedenle daha Türkiye’dayken telefonunuza otel adresini, konumunu ve rezervasyon detaylarını kaydetmenizi öneririm. Özellikle Dubai Havalimanı (DXB) oldukça yoğun olabiliyor; pasaport kontrolünde 20–40 dakikalık kuyruklar normal. Bu sırada dönüş biletinizin QR kodunu ve otel rezervasyonunuzun İngilizce özetini hazır tutmak süreci hızlandırır.
Gümrük kuralları açısından bakıldığında, kişisel kullanım için getirdiğiniz ilaçlar, elektronik cihazlar ve fotoğraf ekipmanları genellikle sorun yaratmıyor. Ancak reçeteli ilaç kullanıyorsanız, yanınızda İngilizce reçete veya doktor raporu bulundurmanızda fayda var. BAE’de alkol satışı ve tüketimi düzenlenmiş durumda; otel barlarında, lisanslı restoranlarda ve belirli mağazalarda alkol bulabilirsiniz ama sokakta elinizde bira ile dolaşmak iyi bir fikir değil. Havalimanında duty free’den alkol almayı düşünüyorsanız, kişi başı limitleri (genellikle 4 litre civarı) aşmamaya dikkat edin.
Sigorta konusu ise çoğu kişinin hafife aldığı ama bence en kritik noktalardan biri. BAE’de sağlık hizmetleri oldukça kaliteli ama bir o kadar da pahalı. Basit bir acil servis ziyareti bile 200–300 dolar seviyesinden başlayabiliyor. Bu yüzden mutlaka yurt dışı sağlık sigortası yaptırmanızı öneririm. Bazı kredi kartları, biletinizi onlarla aldığınızda otomatik seyahat sigortası sağlıyor; ancak kapsamını dikkatlice okuyun. Özellikle acil tedavi, hastaneye yatış ve olası dönüş uçuşu iptalleri gibi durumları kapsadığından emin olun. Telefonunuzda poliçe PDF’ini ve sigorta şirketinin acil durum numarasını çevrimdışı olarak kaydetmek, stresli bir anda hayat kurtarabiliyor.
Son olarak, girişte ve ülkede bulunduğunuz süre boyunca saygı göstermeniz gereken bazı kültürel ve hukuki kurallar var. Örneğin, kamuya açık alanlarda aşırı samimi davranışlar hoş karşılanmıyor, Ramazan ayında gündüzleri halka açık yerlerde yemek yememeye dikkat etmek gerekiyor (son yıllarda turistik bölgelerde biraz esneme olsa da). Fotoğraf çekerken de özellikle resmi binaları, polisleri ve askeri alanları görüntülemekten kaçınmak en güvenlisi. Tüm bu detaylar, ilk kez gelen biri için karmaşık görünebilir ama aslında temel saygı ve dikkatle hareket ettiğinizde sorun yaşamıyorsunuz.
3. Ne Zaman, Kaç Gün ve Hangi Şehirler: Rotanızı Akıllıca Kurun
Birleşik Arap Emirlikleri seyahat ipuçları arasında en çok sorulanlardan biri, “İlk seyahatte sadece Dubai yeter mi, yoksa Abu Dabi’ye de gitmeli miyim?” oluyor. Benim tecrübeme göre, 4 geceden kısa bir seyahatte sadece Dubai’ye odaklanmak daha mantıklı. Çünkü şehir oldukça yayılmış durumda, Dubai Marina’dan Deira’ya kadar uzanan hatta metroyla bile 40–50 dakika yolculuk yapıyorsunuz. İlk gün genellikle uçuş yorgunluğunu atmakla, son gün de havalimanına hazırlıkla geçiyor. Dolayısıyla 3 tam gününüz varsa, Dubai içinde Downtown, Marina, JBR, Palm Jumeirah ve eski Dubai bölgelerine bölünmüş bir plan oldukça dolu dolu bir deneyim sunuyor.
Eğer elinizde 6–7 gecelik bir süre varsa, işte o zaman Abu Dabi’yi eklemek büyük fark yaratıyor. Dubai için adım adım seyahat planı yaparken, bir günü tamamen Abu Dabi’ye ayırabilirsiniz. Dubai’den Abu Dabi’ye otobüsle yaklaşık 1,5–2 saat sürüyor ve biletler kişi başı tek yön 25–35 AED civarında. Abu Dabi’de Sheikh Zayed Grand Mosque, Louvre Abu Dhabi ve Yas Island (Ferrari World, Warner Bros World gibi parklar) ilk kez gelenlerin mutlaka görmesi gereken yerler arasında. Özellikle Sheikh Zayed Camii’ne gün batımına yakın bir saatte gitmek, beyaz mermerlerin renk değiştirdiği o anları görmek açısından çok etkileyici.
Rotayı planlarken, konaklama bölgenizi de günlük programlarınıza göre seçmek işinizi kolaylaştırır. Örneğin, eğer çöl safarisi, Dubai Mall ve Burj Khalifa gibi aktiviteleri merkeze alacaksanız, Downtown civarında kalmak transfer sürelerini ciddi biçimde kısaltır. Buna karşılık, deniz ve plaj odaklı bir tatil istiyorsanız, JBR veya Dubai Marina çevresinde konaklamak daha anlamlı olur. Marina bölgesinde akşam yürüyüşleri, restoran seçenekleri ve beach club’lar oldukça fazla. İlk seyahatinizde her şeyi görmek zorunda olmadığınızı bilmek de rahatlatıcı; kendinize “Bu ülkeye tekrar gelebilirim” payı bıraktığınızda, koşuşturmadan çok daha keyif alıyorsunuz.
BAE’yi bir “bölgesel merkez” olarak da düşünebilirsiniz. Örneğin ileride Singapur, Endonezya ya da Uzak Doğu rotaları düşünüyorsanız, Dubai üzerinden aktarmalı uçuşlar sıkça karşınıza çıkar. Böyle bir durumda, şimdiden Singapur için eSIM çözümlerine göz atmak, gelecekteki seyahatlerinizde de aynı pratikliği sürdürmenizi sağlar. Aynı mantıkla, Avrupa bağlantılı uçuşlarda da benzer şekilde Fransa eSIM rehberlerine bakmak ileride işinize yarar. Bir defa mantığı kavradığınızda, BAE sadece tek bir tatil destinasyonu olmaktan çıkıp, geniş bir seyahat ağının pratik merkezi haline geliyor.
4. Valiz Hazırlığı: İklim, Kıyafet ve Unutulmaması Gerekenler
BAE’ye ilk kez gidenlerin en çok zorlandığı konulardan biri, “Ne giymeliyim, ne götürmeliyim?” sorusu oluyor. Çünkü Instagram’da gördüğünüz Dubai kareleriyle gerçek hayattaki iklim ve kıyafet dengesi her zaman birebir örtüşmüyor. Öncelikle iklimden başlayalım: Yaz aylarında dışarısı 40°C’lere çıkarken, AVM’ler, metrolar ve otellerde klima 21–23°C’ye kadar inebiliyor. Bu da şu anlama geliyor; dışarısı için ince, nefes alan kıyafetler, iç mekânlar içinse hafif bir hırka veya şal hayat kurtarıyor. Özellikle uzun süre AVM’de gezecekseniz, omuzlarınızı örtecek ince bir şey almayı ihmal etmeyin.
Kıyafet konusunda kültürel hassasiyetler de önemli. BAE modern ve turistik bir ülke ama yine de çok kısa şortlar, aşırı dekolte kıyafetler özellikle daha geleneksel bölgelerde rahatsız edici bakışlara neden olabiliyor. Dubai Marina, JBR, Palm Jumeirah gibi turistik ve sahil odaklı yerlerde giyim daha serbestken, Deira, Bur Dubai ya da cami ziyaretlerinde dizleri ve omuzları örten kıyafetler tercih etmek hem saygılı hem de pratik bir yaklaşım. Sheikh Zayed Camii gibi yerlere giderken kadınlar için başörtüsü ve uzun, bol kıyafetler zorunlu; girişte abaya kiralama imkânı var ama kendi uzun elbisenizi ve ince bir şalı yanınıza almanız daha konforlu oluyor.
Ayakkabı seçimi de düşündüğünüzden daha önemli. Dubai ve Abu Dabi’de gün içinde ciddi mesafeler yürüyorsunuz; özellikle devasa AVM’lerde bir bakmışsınız 10.000 adımı çoktan geçmişsiniz. Bu yüzden en az bir çift iyi yürüyüş ayakkabısı, bir çift de akşam için biraz daha şık ama yine rahat bir ayakkabı almanızı öneririm. Topuklu ayakkabılar fotoğraflarda hoş görünebilir ama pratikte taksi, metro, uzun koridorlar derken çoğu kişi ikinci gün spor ayakkabıya dönüyor. Çöl safarisi planlıyorsanız, kumda rahat hareket edebileceğiniz kapalı spor ayakkabılar da yanınızda bulunsun; terlikle gitmek kumun içine gömüldüğünüz için pek konforlu olmuyor.
Elektronik tarafta ise birkaç kritik eşya var. BAE’de priz tipi genellikle İngiltere tipi G fiş (üç uçlu) olduğu için mutlaka bir adaptör alın. Çoklu USB çıkışlı bir adaptör, hem telefon hem tablet hem de powerbank’i aynı anda şarj etmenizi sağlar. İnternet konusuna birazdan detaylı gireceğiz ama şimdiden söylemekte fayda var; EasyAlo’dan alacağınız bir eSIM ile fiziksel SIM kart taşıma, değiştirme ve kaybetme derdi yaşamadan BAE turistler için mobil internet ihtiyacınızı çözebilirsiniz. Ayrıca, pasaport ve önemli belgelerin fotoğraflarını telefonunuza ve bulut hesabınıza kaydetmek, kayıp durumunda süreci ciddi biçimde kolaylaştırır.
Kişisel bakım ürünlerinde ise güneş kremi birinci öncelik. Özellikle yaz ve bahar aylarında SPF 30–50 seviyesinde bir güneş kremi kullanmak hem sağlık hem de konfor açısından çok önemli. Dudak koruyucu, şapka, güneş gözlüğü ve ince bir şal da çantanızda bulunması gerekenler arasında. Çöl turu düşünüyorsanız, tozdan korunmak için buff tarzı bir boyunluk veya ince bir maske de iş görebilir. Son olarak, küçük bir ilk yardım kiti (ağrı kesici, mide ilacı, yara bandı, antiseptik mendil) hazırlamak, özellikle uzun günlerde beklenmedik rahatsızlıklar için iyi bir güvence sağlar.
5. Bağlantıda Kalmak: BAE’de İnternet, eSIM ve Roaming Stratejisi
Birleşik Arap Emirlikleri seyahatinde en çok ihmal edilen ama inişten hemen sonra önemini acı şekilde hissettiren konu, mobil internet oluyor. Uçaktan indiğinizde otelinizi bulmak, Uber veya Careem çağırmak, aileye “Sağ salim geldim” mesajı atmak, hepsi için internete ihtiyacınız var. Burada temel soru şu: Birleşik Arap Emirlikleri sim kart mı eSIM mi? Geleneksel yöntem, havalimanında Etisalat veya Du gibi operatörlerin standlarından turist SIM kartı almak. Paketler genelde 7–10 gün için 4–8 GB veri ve birkaç yüz dakika yerel konuşma içerebiliyor, fiyatları ise 60–150 AED bandında değişiyor. Ancak uzun kuyruklar, pasaport fotokopisi derken, özellikle gece inişlerinde bu süreç hem yorucu hem zaman alıcı olabiliyor.
Benim son yıllarda tercih ettiğim ve açıkçası çok daha pratik bulduğum yöntem ise Dubai eSIM kullanımı. EasyAlo gibi sağlayıcılardan BAE’ye özel veya Orta Doğu bölgesini kapsayan bir eSIM paketini, daha Türkiye’den ayrılmadan satın alıp telefonunuza yüklüyorsunuz. Böylece uçak kapıya yanaştığında, telefonunuzda sadece “veri dolaşımını aç” demeniz yeterli oluyor. Fiziksel SIM değiştirmediğiniz için bankacılık SMS’leriniz, iki faktörlü doğrulama kodlarınız ve WhatsApp numaranız olduğu gibi kalıyor. Zaten EasyAlo eSIM’ler sadece veri sağlıyor; bu sayede WhatsApp numaranızı aynı şekilde kullanmaya devam ediyorsunuz, numara taşıma derdiniz olmuyor.
Teknik olarak süreç oldukça basit: Satın alma sonrası size bir QR kodu ve kurulum yönergeleri geliyor. iPhone XS ve sonrası, çoğu Android amiral gemisi (Samsung S20 ve sonrası, Pixel serisi, yeni Huawei ve Xiaomi modelleri) eSIM destekliyor. Wi-Fi bağlıyken Ayarlar > Hücresel / Mobil Veri > eSIM Ekle adımlarını izleyip QR kodu okutarak profili yüklüyorsunuz. Önemli bir detay şu: eSIM’i seyahate çıkmadan önce yükleyebilirsiniz ama veri dolaşımını yalnızca BAE’ye vardığınızda açmalısınız, aksi halde bazı planlarda süre erken başlayabilir. EasyAlo’nun Orta Doğu paketleri için de aynı mantık geçerli; bu konuda sık sorulan “Orta Doğu eSIM'imi seyahate çıkmadan önce mi kurmalıyım?” sorusunun yanıtı net: Evet, kurun ama veri dolaşımını kapsama alanındaki ülkeye inince açın.
BAE’de internet kullanımı için en iyi eSIM seçenekleri genellikle 5 GB, 10 GB ve 20 GB gibi kademeli paketler sunuyor. Sadece harita, mesajlaşma ve ara sıra sosyal medya için 5 GB çoğu zaman 5–7 günlük bir seyahat için yeterli olurken, Instagram hikâyeleri, Reels ve YouTube yoğun kullanıyorsanız 10 GB daha güvenli bir seçim. Eğer “Ben her şeyi online hallederim, otelde Wi-Fi bile kullanmam” diyorsanız 20 GB ve üzeri paketlere bakabilirsiniz. Paketiniz biterse de EasyAlo hesabınızdan ek veri alarak devam edebiliyorsunuz; bu da havalimanında tekrar kuyruk bekleme veya yeni SIM arama derdini ortadan kaldırıyor. Eğer eSIM kurulumunda bir sorun yaşarsanız, eSIM sorunları ve çözümleri rehberi çoğu temel sorunu birkaç dakikada çözmenize yardımcı olur.
Roaming yani yurt dışı dolaşımı ise genelde en pahalı ve en riskli seçenek. Bazı operatörler günlük sabit ücretle “Türkiye’deki paketini yurt dışında kullan” tarzında kampanyalar sunuyor ama bu günlük ücretler 300–400 TL seviyesine çıkabiliyor. 6 günlük bir seyahatte sadece roaming için 2.000 TL ve üzeri fatura görmek hiç şaşırtıcı değil. Ayrıca bu paketlerin çoğunda adil kullanım limitleri ve hız kısıtlamaları olabiliyor. Bu yüzden, BAE’de internet kullanımı için roaming yerine eSIM veya yerel SIM tercih etmek hem bütçe hem de hız açısından daha mantıklı. Özellikle “Birleşik Arap Emirlikleri seyahatinde roaming ücreti ödemeden internet kullanma” hedefiniz varsa, eSIM şu anda en dengeli çözüm.
6. Şehre İniş: Havalimanından Otele Ulaşım ve İlk Gün Stratejisi
Uçaktan indiğiniz an, teoride çok basit görünen ama pratikte en çok aksaklığın yaşandığı anlardan biri. Özellikle gece inişlerinde, uykusuzluk, kalabalık ve yabancı bir ortam birleşince, yanlış terminalde taksi arayan, yanlış yöne metroya binen çok kişi gördüm. Dubai’de üç ana havalimanı var: DXB (şehir merkezi ve en yoğun olan), DWC (Al Maktoum, daha çok low-cost ve bazı charter uçuşlar) ve Abu Dabi’de AUH. İlk kez gidiyorsanız büyük ihtimalle DXB’ye ineceksiniz. Burada pasaport ve bagaj işlemlerinden sonra “Dubai Metro” ve “Taxi” yönlendirmelerini göreceksiniz. Metro sabah erken saatlerden gece 00:00–01:00 civarına kadar çalışıyor; iniş saatiniz buna uygunsa, özellikle Downtown veya Deira yönüne gidecekseniz metro ekonomik ve pratik bir seçenek.
Metro kullanmak için kırmızı veya gümüş NOL kart almanız gerekiyor; makinelerden ya da gişelerden kolayca alınabiliyor ve İngilizce menü mevcut. Havalimanından şehir merkezine tek yön metro bileti, mesafeye göre 6–10 AED civarında tutuyor. Buna karşılık, taksi başlangıç ücreti havalimanında biraz daha yüksek (25 AED civarı) ve şehir içi mesafeye göre 50–120 AED arası bir tutar ödeyebiliyorsunuz. 2–3 kişi seyahat ediyorsanız, valiz sayınız fazlaysa taksi bazen metrodan çok da pahalıya gelmiyor. Bu noktada, telefonunuzda çalışan bir harita uygulaması ve internet olması büyük fark yaratıyor; hem taksiye binerken otelinizi doğru gösteriyorsunuz hem de sürücünün gereksiz uzatmalara girmesini önlemiş oluyorsunuz.
İlk gün için tavsiyem, çok yoğun bir program yapmamanız yönünde. Özellikle gece uçuşlarından sonra sabah erken saatte otele varırsanız, odanıza hemen giremeyebilirsiniz; çoğu otel check-in saatini 14:00–15:00 civarı tutuyor. Bu durumda valizinizi resepsiyona bırakıp, yakın çevrede hafif bir kahvaltı ve kısa bir yürüyüş yaparak vücudunuzu yeni saate alıştırabilirsiniz. Ben genellikle ilk günü otel çevresini keşfetmeye, en yakın marketi, metro istasyonunu, ATM’yi ve birkaç kafe/restoranı bulmaya ayırıyorum. Bu küçük keşif, sonraki günlerde “En yakın market nerede?” paniğini ortadan kaldırıyor.
Havalimanından şehre geçişte internetiniz yoksa, hem yön bulma hem de iletişim ciddi şekilde zorlaşıyor. Bu yüzden, daha Türkiye’den ayrılmadan bir eSIM planı alıp, uçağın kapısı açılır açılmaz veri dolaşımını aktif etmek çok rahatlatıcı. Özellikle tek başına seyahat edenler için, “Şu an çevrimiçiyim, haritam var, gerekirse otelle aramda WhatsApp’tan yazışabilirim” hissi, psikolojik olarak da güven veriyor. İleride farklı ülkelere de seyahat etmeyi düşünüyorsanız, BAE’de edindiğiniz bu deneyim, örneğin Endonezya gibi destinasyonlarda da aynı rahatlığı yaşamanız için iyi bir prova oluyor.
İlk akşam için ağır aktiviteler yerine, hafif bir Marina yürüyüşü, Dubai Mall’da kısa bir tur ve akşam ışıklarında Burj Khalifa manzarası gibi sakin ama keyifli planlar yapabilirsiniz. Böylece hem şehrin atmosferini hissedersiniz hem de vücudunuzu yormadan uyku düzeninizi yeni saate göre ayarlarsınız. Unutmayın, ilk gün ne kadar dengeli geçirirseniz, sonraki günlerde o kadar enerjik ve verimli olursunuz.
7. Şehir İçi Ulaşım, Günlük Hayat ve Para Yönetimi
Dubai ve Abu Dabi’de günlük hayatınızı planlarken, ulaşım ve para yönetimi doğru kurgulandığında hem zamandan hem bütçeden ciddi tasarruf edebilirsiniz. Dubai’de metro hattı, özellikle turistik bölgeleri birbirine bağlama konusunda oldukça başarılı. Havalimanı, Deira, Bur Dubai, Dubai Mall, Business Bay, Dubai Marina gibi noktalar kırmızı hat üzerinde veya aktarma ile erişilebilir durumda. Metro temiz, klimalı ve genellikle dakik çalışıyor. Sabah 7–9 ve akşam 17–19 saatlerinde biraz kalabalık olsa da, turistik seyahatlerde bu saatleri es geçmek çoğu zaman mümkün. Ayrıca tramvay ve otobüs hatlarıyla da destekleniyor; hepsi için aynı NOL kartı kullanabiliyorsunuz.
Taksi tarafında ise hem klasik sarı-bej taksiler hem de Uber/Careem gibi uygulamalar yaygın. Kısa mesafelerde taksi metre açılışı ve kilometre başına ücretler oldukça makul ama şehir içi mesafeler uzun olduğundan, toplam tutar bazen şaşırtıcı gelebiliyor. Örneğin Marina’dan Dubai Mall’a taksiyle 25–35 dakika ve 60–80 AED gibi bir ücret ödeyebilirsiniz. Bu yüzden, mümkün olduğunca metro ile iskelet hattı kullanıp, son kısa mesafeleri taksiyle tamamlamak daha ekonomik. Harita uygulamalarında gitmek istediğiniz noktayı önceden işaretleyip, sürücüye net bir konum göstermek de yanlış anlaşılmaları ve gereksiz uzatmaları önlüyor.
Para yönetiminde ise nakit ve kart dengesini iyi kurmak gerekiyor. BAE’de kredi kartı ve banka kartı kullanımı çok yaygın; AVM’ler, restoranlar, taksilerin büyük kısmı ve tur şirketleri kart kabul ediyor. Ancak küçük marketler, bazı yerel restoranlar ve bahşişler için biraz nakit bulundurmak iyi olur. Havalimanında yüksek komisyonlu döviz bürolarından büyük miktarda para çevirmek yerine, şehir içindeki ATM’lerden kartınızla AED çekmek genellikle daha avantajlı. Yine de bankanızın yurt dışı işlem komisyonlarını önceden kontrol edin; bazı bankalar %1–2, bazıları ise %3–4 seviyesinde kesinti yapabiliyor.
Günlük harcama bütçesi, yaşam tarzınıza göre çok değişir ama kabaca bir fikir vermek için rakamlarla konuşalım. Orta seviye bir restoranda kişi başı bir ana yemek ve içecek 60–100 AED arası, kahve 15–25 AED, hızlı yemek zincirlerinde menüler 25–40 AED civarında. Toplu taşıma için günlük 20–30 AED, arada taksi kullanırsanız ekstra 30–60 AED ekleyebilirsiniz. Müzeler, gözlem terasları ve tema parkları gibi etkinlikler ise 100–400 AED arasında değişebiliyor. Örneğin Burj Khalifa’nın standart gözlem terası bileti 170–250 AED bandında; prime saatler ve üst kat kombinasyonları daha da pahalı. Bu yüzden, her gün için “yemek + ulaşım + bir büyük aktivite” şeklinde kabaca bir bütçe hesabı yapmak ve nakit–kart dengesini buna göre ayarlamak iyi bir strateji.
Günlük hayatta internet kullanımı da para yönetiminin bir parçası. Çünkü iyi bir eSIM paketi ile otel Wi-Fi’ına mahkûm kalmıyor, yerel SIM aramak için zaman kaybetmiyorsunuz. Aynı mantıkla, başka ülkelere yapacağınız seyahatlerde de benzer şekilde plan yapabilirsiniz. Örneğin, ileride Avrupa’da Noel pazarlarını gezmek isterseniz, Almanya için hazırlanmış Noel pazarı ve eSIM rehberi gibi kaynaklar, şimdiden seyahat teknolojilerini doğru kullanma alışkanlığı kazanmanızı sağlar. Böylece BAE’de öğrendiğiniz “bağlantıda kalma” stratejisini, farklı ülkelerde de aynı rahatlıkla uygularsınız.
8. Bütçe, Küçük İpuçları ve Sık Yapılan Hatalardan Kaçınma
Birleşik Arap Emirlikleri, özellikle Dubai söz konusu olduğunda “pahalı şehir” algısına sahip ama akıllı bir planlama ile bütçeyi kontrol altında tutmak mümkün. Öncelikle, konaklama ve uçak bileti toplam bütçenin büyük kısmını oluşturuyor; bu ikisini erken ve esnek tarihlerle ayarladığınızda ciddi avantaj sağlarsınız. Yemek konusunda her öğünü lüks restoranlarda yemek zorunda değilsiniz. AVM’lerdeki food court alanlarında, Hint, Lübnan, Filipin ve yerel mutfaklardan gayet lezzetli ve doyurucu menüleri 25–40 AED aralığında bulabilirsiniz. Özellikle öğlen yemeklerini bu şekilde, akşamları ise bir–iki güzel restoran deneyimiyle dengelemek bütçeyi rahatlatır.
Su ve atıştırmalıklar da beklenenden fazla maliyet yaratabiliyor. Otel minibarı veya turistik noktalardaki büfelerden almak yerine, otelinize en yakın süpermarketi bulun ve suyu 1,5 litrelik şişeler halinde stoklayın. Marketlerde su 2–3 AED iken, turistik noktalarda 8–12 AED’ye kadar çıkabiliyor. Aynı şekilde, küçük atıştırmalıklar, meyve ve kahvaltılık ürünleri marketten almak, özellikle uzun günlerde hem zaman hem para kazandırıyor. Ben genellikle ilk gün marketten birkaç büyük su, biraz kuruyemiş, meyve ve kahvaltılık bar alıp, odaya yerleştiriyorum; böylece sabah aceleyle dışarı çıkarken aç kalmıyorum.
Sık yapılan hatalardan biri de, her aktiviteyi ve turu Türkiye’den paket halinde satın almak. Bazı turlar için bu mantıklı olabilir ama her şey için değil. Örneğin çöl safarisi, Dhow Cruise (akşam tekne turu) gibi aktivitelerde güvenilir acentelerle çalışmak önemli; bu yüzden önceden iyi yorumlu bir tur seçmek mantıklı. Ancak Burj Khalifa bileti veya bazı müze girişleri için yerinde, hatta bazen resmi uygulamalar üzerinden daha uygun fiyatlar bulmak mümkün. Yine de çok popüler zamanlarda (yılbaşı, Expo dönemleri, büyük fuarlar) yoğunluk olduğu için, en azından kritik aktiviteleri önceden rezerve etmekte fayda var.
Bir diğer hata da, interneti tamamen otel Wi-Fi’ına bırakmak. Otel Wi-Fi’ı bazen yavaş, bazen de oda dışında çekmeyen bir ağ olabiliyor. Ayrıca güvenlik açısından da herkese açık ağlarda bankacılık işlemleri yapmak riskli. Bu yüzden, BAE’de internet için kendi eSIM’inizin olması hem güvenli hem pratik. Aynı mantıkla, gelecekte başka rotalar planlarken de bu deneyimi kullanabilirsiniz. Mesela Uzak Doğu’da bir rota düşünürseniz, daha şimdiden Çin eSIM seçeneklerine göz atarak, orada da aynı konforu sağlayabilirsiniz. Böylece her seyahatte yeniden “SIM kart nereden alacağım, paket ne olacak?” sorularıyla uğraşmak zorunda kalmazsınız.
Son olarak, zaman yönetimini hafife almayın. Dubai’de mesafeler uzun, trafik yoğun olabiliyor ve AVM’ler gerçekten devasa. Bir günde hem çöl safarisi hem Burj Khalifa hem de Marina yürüyüşü sıkıştırmaya çalışmak, sonunda hiçbirinden tam keyif alamamanıza neden olur. Programınızı yaparken, her güne bir “ana aktivite” ve etrafında 1–2 daha küçük plan ekleyin. Aralara mutlaka dinlenme molaları, kahve araları ve “plansız dolaşma” zamanları koyun. Unutmayın, iyi bir Birleşik Arap Emirlikleri seyahat planı, sadece yapılacaklar listesini değil, aynı zamanda nefes alacağınız boşlukları da içerir.
Sonuç: Rahat, Bağlantıda ve Bilinçli Bir BAE Seyahati Mümkün
Birleşik Arap Emirlikleri’ne ilk kez gitmek, ilk bakışta biraz göz korkutucu görünebilir: Farklı bir iklim, yüksek binalar, uzun mesafeler, bambaşka bir kültür ve elbette “İnterneti, ulaşımı, parayı nasıl yöneteceğim?” soruları. Ancak adım adım ilerleyen, gerçekçi bir Birleşik Arap Emirlikleri seyahat planı ile bu karmaşayı yönetilebilir parçalara bölebilirsiniz. Seyahat tarihini ve süresini doğru seçmek, vize ve giriş kurallarını önceden netleştirmek, iklime uygun ve kültüre saygılı bir valiz hazırlamak, şehir içi ulaşımı ve günlük bütçeyi akıllıca planlamak, deneyimi baştan aşağı değiştiriyor. Üstüne bir de, daha uçağa binmeden eSIM’inizi kurup inişte anında internete bağlandığınızda, havalimanından otele kadar olan ilk kritik saatleri çok daha sakin ve kontrollü geçiriyorsunuz.
Bu rehberdeki önerileri kendi seyahat tarzınıza göre uyarladığınızda, Dubai’ye gitmeden önce bilmeniz gerekenler ve seyahat planı aslında gözünüzde büyüttüğünüz kadar karmaşık olmadığını fark edeceksiniz. En önemlisi, her şeyi ilk seferde “mükemmel” yapmaya çalışmak yerine, esnek kalmayı ve küçük aksaklıkları seyahatin doğal bir parçası olarak görmeyi öğrenmek. İnternete erişiminiz olduğu sürece, kaybolmak bile çoğu zaman hoş bir keşfe dönüşüyor; yanlış metroya binseniz bile haritadan hemen geri dönebiliyorsunuz. EasyAlo’nun BAE ve Orta Doğu için sunduğu eSIM çözümleriyle, BAE’de internet için en uygun mobil veri ve internet paketini cebinize koyup, roaming faturası korkusu olmadan seyahatin tadını çıkarabilirsiniz. Sonrasında isterseniz, aynı yaklaşımı Gürcistan, Avrupa veya Asya rotalarınıza da taşıyarak, her seyahatte biraz daha “profesyonel gezgin” konforuna yaklaşmanız mümkün.